İçeriğe geç
Seviye testi
Menü

Zaman

Çocuklar uyuduktan sonra İngilizce: çalışan anne babalar için gerçekçi bir hafta

Akşam yedide yemek, sekizde ödev, dokuzda banyo. Bu takvime İngilizce nereye sığar? Velilerden öğrendiklerimiz.

Hibrit Sınıf öğretmenleri 4 dakikalık okuma

Deneme dersinden sonraki telefon görüşmelerinde en sık duyduğumuz itirazlardan biri şu: "Çok istiyorum ama çocuklar var, vaktim yok." Bu itiraz haklı. Okul servisi, ödev, akşam yemeği, banyo ve yatma saati arasında bir yetişkinin kendine ayırabildiği zaman bazen yarım saati geçmiyor.

Bu yazıda bir öneri listesi vermek yerine, gruplarımızdaki anne babaların haftayı nasıl kurduğunu anlatmak istiyoruz. Hepsine uyan tek bir çözüm yok. Ama birkaç şeyin tekrar tekrar işe yaradığını görüyoruz.

Önce haftanın gerçek halini yazın

Kayıt olmadan önce bir kâğıda geçen haftanızı yazmanızı öneriyoruz. Planladığınız haftayı değil, gerçekte yaşadığınızı. Salı akşamı çocuğun yüzme dersi, perşembe annenize uğramak, cuma akşamları misafir.

Bu listeyi yazan veliler genelde iki şeyi fark ediyor. Birincisi, hafta içi akşamların sanıldığından çok daha dolu olduğu. İkincisi, haftanın içinde aslında birkaç "ölü" zaman olduğu: çocuğun kursunu beklerken arabada geçen kırk dakika, cumartesi sabahı herkes uyurken kalkılan bir saat.

Hibrit düzenlerden birini seçerken bu listeye bakıyoruz. Sınıfa gelmeniz gereken günler, evden çıkmanın gerçekten mümkün olduğu günlere denk gelmeli. Uygulamadaki canlı dersler ise evde olduğunuz ama dikkatinizin bir saat kadar size ait olabileceği akşamlara.

Hangi düzeni seçiyorlar

Gruplarımızdaki anne babaların seçimleri çoğunlukla üç yöne ayrılıyor.

Çocukları okul çağında olan, gündüzleri evde ya da esnek çalışan veliler sık sık dördüncü düzeni, yani hafta içi gündüz gruplarını seçiyor. Çocuklar okuldayken iki gün okula geliyor, iki gün evden canlı derse bağlanıyorlar. Akşamlar tamamen aileye kalıyor.

Tam gün çalışan veliler arasında hafta sonu düzeni yaygın. Cumartesi okula gelen anne ya da baba, o sabah çocukları eşine bırakıyor; pazar günkü canlı ders ise evde, çoğu zaman çocuklar çizgi film izlerken yapılıyor.

Eşiyle sırayla nöbet tutan aileler ise genelde ikinci düzeni seçiyor: canlı derslerin hepsi uygulamada, cumartesi ya da pazar ise okulda bir sohbet masası. Akşam dokuzda çocuklar yattıktan sonra kulaklığı takıp derse bağlanmak, okula gitmek için hazırlanmaktan çok daha kolay.

Uygulamadaki derste çocuklar

Uygulamadaki canlı derste arka planda bir çocuk sesi duymak bizim gruplarımızda çok sıradan. Bir annenin dersin ortasında "bir saniye" deyip kameradan kaybolması, iki dakika sonra kucağında bir bebekle geri dönmesi de.

Öğretmenlerimiz bunu sorun etmiyor, hatta bazen dersin parçası yapıyor. "Who's that?" diye soruyor; anne "This is my son, he is two" diyor. O cümle, o akşam dersin en doğal cümlesi oluyor.

Bir rica: Mümkünse dersi mutfakta yemek yaparken yapmayın. Denedik, olmuyor. Ocakta bir şey varken dikkatiniz bölünüyor ve mikrofonu açmaya cesaret edemiyorsunuz. Yirmi dakikalık sessiz bir köşe, kulaklıkla bir saatlik dersten daha değerli.

Ödeve ayrılan zaman

Ödevleri kısa tutmamızın sebebi biraz da bu veliler. Çoğu hafta iki üç dakikalık bir ses kaydı istiyoruz. Bunu çocuğu okuldan alırken arabada, servis beklerken ya da çay demlenirken yapabiliyorsunuz.

Bir baba bize ses kayıtlarını her sabah işe yürürken yaptığını anlattı. Telefonu kulağına götürüp konuşuyor, etrafındakiler telefonda biriyle İngilizce konuştuğunu sanıyormuş. Bir annenin yöntemi ise yemek tarifini İngilizce okumak: "Add two eggs, mix for one minute." Kelimeler mutfakta kalıcı hale geliyor.

Çocuğunuzla birlikte

Okul çağında çocuğu olan veliler bir süre sonra ilginç bir şey fark ediyor: Çocuk annesinin ya da babasının da İngilizce öğrendiğini görünce merak ediyor. Kelime oyunu oynamak, birbirine İngilizce soru sormak, akşam yemeğinde "What did you do at school today?" diye başlayan konuşmalar.

Burada bir uyarı yapmak istiyoruz. Çocuğun İngilizcesi, okulda gördüğü yöntem yüzünden bazen sizinkinden farklı ilerliyor. Telaffuzunuzu düzeltmeye kalkabilir. Buna gülüp geçmek, çocukla yarışmaya girmekten çok daha iyi sonuç veriyor.

Yarıda bırakma ihtimali

Çalışan anne babalar arasında kursu yarıda bırakma sebebi neredeyse her zaman aynı: çocuk hastalanıyor, bir hafta ders kaçıyor, ikinci hafta "zaten geride kaldım" diye düşünülüyor ve bir daha gelinmiyor.

Bunu önlemek için kaçırılan dersin notlarını uygulamada bırakıyoruz ve mümkünse aynı hafta başka bir gruba katılmanız için yer arıyoruz. Ama asıl işe yarayan şey öğretmene haber vermek. "Bu hafta gelemiyorum, çocuk ateşlendi" diye atılan bir mesaj, bir sonraki derse dönüşü çok kolaylaştırıyor.

Kendi haftanıza hangi düzenin uyduğunu görmek için dört düzeni anlattığımız sayfaya bakabilir, karar veremezseniz sizi aramamız için numaranızı bırakabilirsiniz.